devam yazısı ama daha önce nerde kaldığımı bilmiyorum okumayada zamanım yok zaten.
Düzen yavaş yavaş kurulmaya başladı bizde alışmaya başladıkça bunalmaya başladık. Genel olarak yemeklerin garipliğinden bahsetmişmiydim bilmiyorum yemeklere kötü demiyorum çünkü birisi hatta istanbulda yemek şirketi olan bir asker insanı bu yemeklerin çok başarılı olduğunu idda etmiş. Mesela dün akşam yemeğinde pilav üstü pilav vardı. Şimdi tamamen teşbihi çıkartarak tekrar söylüyorum akşam yemeğinde pilav üstü hafif içinde et gezdirilmiş pilav :) şaka sanılabilir ama gerçek valla bizde şaşırdık bizde dedikki biri anlatsa inanmaz abartıyo zannederim bu sabah kahvaltısında garip çorbayı duyduğum için çıkmadım bile hiç simit falan var takıldık.
Tüm koğuş bunalımda herkez bi ıssız adam olmuş tek geziyo ara ara sinirler gergin süper komik birileri birilerine dalıcak ama dur bakalım heycanla izliyoruz. bi sigortacı geldi bu sigortacılar her yerde burda bile karşımıza çıktılar aynı bilgileri emirle 3 kere dinledik hele birinde eğitime gidiyoruz dediler sigortacı çıktı bizi sigorta yaptı amca biz olduk tamam dedik bu sefer başka poliçe çıkardı gülmeye doyamazsın.
bir ikigün öncede süper komik bişey oldu komutanlar arabayla gidicek akşam işte şöförü arıyolar bağırdılar bulamadılar bi eri gönderdileri git şu bilmem kimi bul diye sonra çocuk gitti geldi komutana baktı uzunca sonra kibar bi yol bulamayarak elini uzatıp komutanım sıçıyo dedi hınzır bi ifadeyle hep beraber hatırlayıp o anı gülüyoruz:)
bizim gelişimizin ikinci günündede süper komik bi olay 2 yıldız bi üst teğmen karşısında 700 tane kısa dönem asker onları düzenliyor bi tane kısa dönem geldi yeni geldiği her halinden belli ayrıca istanbuldan geldiğide akıyo saf saf üst teğmene seslendi pardon bakarmısın üst teğmen baktı saçlarımı nerde kestirebilirim üst teğmen derin bi nefes alıp bunu çağırdı biz yarıdık sona tedirgin olduk dedik dalıcak sonra adam büyük bi olgunlukla burda bekle dedi birileri geldi aldı çocuğu.
ilk asker fotolarım çıktı süper saçmasapanlar sanal olmadıkları için yüklüyemiyorum yanımda getiririm artık:) ama süper saçma sapanlar.
bide selçuk var adam şahane bi adam ne işi var burda diyorum sanırım çıkınca arkaadaş olucaz onunla bizden önceki dönem poşet zaten istanbulda tanıştırırım.
morallerim yüksek sanırım ondan sitemsiz bi yazı oluyo bu arada kaloriferler yanmaya başladı bomba gibi sıcakta uyanıyoruz haberlerden gazetelerden takip ettiğimiz kadarıyla istanbulu falan sel götürüyo burda hala bahar var kar falan boşver şort giysen gezersin abartmıyorum. havalar süper
sakallarım her gün kesmekten sertleşti ama aşşağılarda serttleşmeden bahsetmek olanaksız. valla şapmı var yoksa psikolojikmi bilmiyrum ama hepimizde böyleymiş . Sabahları kardeş kardeş kalkıyoruz.
Bu arada süper bişey oldu banyo yaptık pazartesi günü 15 dakka ip gibi yarı sıcak yarı soğuk bazen sıcak bazen soğuk bi suda ama süper bi duygu inanın o banyo beni yeniledi sanki her pazartesi banyo sabah 9 den 11 e kadar.
burda herşey emirle tahmin edebilirsiniz ama yemek yemek için bi yemek nasıl yenir tablosu asmışlar.
kendi manga komutanımla sanırım anlaşmaya başladım beni sevmeye başladı. Lise mezunu düz bi adamın yaptığım işleri taktir edip afferim demesi nasıl hoşuma gitti kendime kızdım sonra:)
ama adam iyi adam valla bizim manga diğer mangaların hepsine koyar millet bugun birazcık eğitim yaptı hepsi öldü bitti yattı ben hala burda yazıyorum orhan uzman seni unutmuycam komutanım mahmut hoca koyduk adını.
bu arada yemine şafak 15 neden önemli süper bi sürü arkadaşla ayrılıcaz burdan sonra bakalım hakkımızda hayırlısı bu arada ata nın süper huy benzeri bi adam var burda erhan diye sürekli braberiz adam ata gibi aynı tertemiz iyi akıllı sporcu bigada hissediyorum kendimi tabi atanın yerini tutmaz ama ata tanıştığı zaman dünyadaki ruh ikizini bulmuş olucak kesin.
akşama kadar bişeyler yaparken bağırıyoruz. ve süper komik görünüyoruz hele tören yürüyüşü ilk denememizde bende güldüm ama millet nasıl bağıra bağıra gülüyo aklınız almaz huysuz at gibi geçiyoruz işallah düzelir.
Bakalm nereye dağıtıcaklar...
23 Aralık 2009 Çarşamba
18 Aralık 2009 Cuma
ASkerden ilk izlenimler
askerliğimin belli olmasından başlamayacağım askerliği beklemediği yere çıkan her türk erkeği ne hissederse bu duygunun kıralını yaşadım. bilet milet önce erzurum sonra ağrı üzerinden ayın 11 inde cuma akşamı saat 4 30 sularında doğu bayazıta indim. Bu memleketimin en doğu yerinde önce berbere gidip esnafla tanıştım (meslek icabı) akabinde bu esnafla tanışmanın benim hiçbir işime yaramayacağını öğrendim. burda çarşılar bir aydır kilitliymiş içerde öğrendim. Çarşıların kilitli olması askeri bir terim ilçede olaylar olduğu için askerin hafta sonu askeriyenin dışına çıkmasına izin vermiyolarlar. Yaklaşık bir aydır. Ne zaman açılacağını kimse tahmin edemiyor ancak herkezin umudu yemin töreninde açılmış olması.
Nizamiye de ( askeriyenin girişi) bir er cehenleme hoşgeldiniz diye karşıladı. Tam filmlerde olduğu gibi bende çok şaşıdım güldüm tabi bu ipne biz kısayız diye kıskanıyo dedim. Oralı olmadım, nereli olduğumu günde 30 defa tekrarlasamda( tekmil) unutacağımı o an bilmiyodum. İçeri girer girmez kalabalık bir grup askerin didik didik arandığını gördüm.Bu arada istanbulda havalanında tanıştığım 3 arkadaş beraber tamamladık bu yolculuğu. Bizide sıraya aldılar diğerlerinden ayrı onlar uzun dönem izinden gelmiş askerlermiş.Neyse bir askerin aramıza gelip la bu kısa dönemleri aramıyoruz demesiyle benim içimde ohh burda bize özel muamele var duygusu belirdi. Bi yandanda uzunların bu poşetleri niye aramıyolar la fokurdamalarından çekinmedim desem yalan. Poşet burdaki 15 ay askerlerin kısa dönemlere taktıkları isim garip bi hikayesi var sonra anlatırım aslınıda öğrendim. Bu arada bizim yeni poşetler olduğumuzu duyan eski poşetler ki onlarn yaklaşık bir ayları var askerliklerinin bitmesine bizi sevgiyle bağırlarına bastılar. Hepsi anlatıyor gülüyor karşılıyor iyi davranıyor başlarından geçenler tecrübe olmuş bizmle paylaşıyorlar. Sevgiyle ve heyecanla dinledik. Sonradan bu sevincin sebebini anladık bizim gelişimiz onların gidişlerinin habercisi ondan. İyi haber alınca sevinen kız gibi mutlular.
bizi kalacağımız koğuşa götürdüler ilk şoku orda aldık hava sıcaklığının genellikle 0 ın altında olduğu bu anadolunun en doğusundaki bu yerde bizim kalacağımız tankçı bölüğünün kalarüferleri bir aydan uzundur yanmıyormuş. Geceleri burda kalacaktık ve ısınmak için elimizden tek gelen 10 kat giyinmek. Çarşafların durumundan bahsetmiyorum bile siz tahalüll edin. ERtesi sabah ikinci şok aldık suda akmıyor. Akıyor ama günde aralıklarla 1 2 dakika ve oda kurşun kalemden ince. Traş meselesi ortada tabi. Akşam birde elektiriklerin düzenli kesilmesi ile karşılaştık. :) bu arada geldiğimiz gece kalabalık yüzünden yemek kalmaması öyle komik bir anı oldu. ertesi gün onun ertesi ve onun ertesi 1000 tane kısa dönem asker yani poşet bastırınca burda işler iyice karıştı
neyse internet sürem bitmek üzre kalanlarını bir daha girmeyi başarırsam yazacağım.
bugun yakın poşet arkadaşlarımla sohbet ettik aşşağıdakileri saydık ( bu arada bunları ailime söylemeyin sakın anneme süper rahat askerlik yapıyorum yazdım aman deyim kadın üzülür)
Elektiriksiz, susuz, telefonsuz, internetsiz, müziksiz, soğuk ve kalarufersiz( artık nasıl yazılıyorsa) ,tuvaletin durumundan bahsetmek bile istemiyorum, kadınsız bu yerde aranızda haa öyleyse eğitimler hafiftir diye düşünen olmasın bizim manga komutanı bugun bizi sanırım 30 kere falan yat eğitimine aldı ayrıca esas duruş bir askerin ruhen ve bedenen olgunluk seviyesinin ifadesidiri ezberletti ve yat kalk eğitiminde üstümüzü başımızı batırdı :)
burdan ilk kez söylüyorum döndüğüm zaman bana kimse askerlik anısını falan anlatmaya kalkmasın askerliğin kralını yapıp gelicem sanırım burdan sonra hiçbişey eskisi gibi olmayacak ...
ama gariptir günler geçiyor mutluyum acayip dostlarımız olmaya başladı güzel komutanlarımız var bir sonraki notumda kısa film çekiyorum ekip kurdum falan dersem şaşırmayın.
geri geldikten sonra musluğu açıp akan musluğa saatlerce bakacağım sanırım ulan su ne güze akıyormuş diye burası garip burdan çıkmayı başarırsam süper güçlü bir adam olurum her durumda yaşar ve mutlu olurum sırtım taşa değmez ...
Dostlarım her insanın hayatta hayatın tadına varması için ikinci bir şansı olmaz bu benim için ölmek ve tekrar dönmek gibi olacak. Yaşadığım her anın değerini anlama fırsatı olacak inanın her dakikamı daha güzel yaşayacağım ve daha birinci haftada bunların farkına vardım sanırım 3 4 ay sonra nirvanaya ulaşırım.
Bu uzun notun altına yazacağınız yorumlar acıma ile karışık olmasın taşşak barındırsın çünkü ben bunları yazarken bu garip yerde garip bi şekilde yüksek sesle arkadaşlarla gülüyorum ve burda bu garipliğin içinde bir üzgün gün geçirmedim daha bütün günümüz bişeyleri beklemek ve yüksek sesle gülüp olum komutan geliyo lan diye geçiyor.
ohh amma uzun yazdım bide selçuk çavuş var onu sonra anlatıcam poşet çavuştur kendisi:)
Nizamiye de ( askeriyenin girişi) bir er cehenleme hoşgeldiniz diye karşıladı. Tam filmlerde olduğu gibi bende çok şaşıdım güldüm tabi bu ipne biz kısayız diye kıskanıyo dedim. Oralı olmadım, nereli olduğumu günde 30 defa tekrarlasamda( tekmil) unutacağımı o an bilmiyodum. İçeri girer girmez kalabalık bir grup askerin didik didik arandığını gördüm.Bu arada istanbulda havalanında tanıştığım 3 arkadaş beraber tamamladık bu yolculuğu. Bizide sıraya aldılar diğerlerinden ayrı onlar uzun dönem izinden gelmiş askerlermiş.Neyse bir askerin aramıza gelip la bu kısa dönemleri aramıyoruz demesiyle benim içimde ohh burda bize özel muamele var duygusu belirdi. Bi yandanda uzunların bu poşetleri niye aramıyolar la fokurdamalarından çekinmedim desem yalan. Poşet burdaki 15 ay askerlerin kısa dönemlere taktıkları isim garip bi hikayesi var sonra anlatırım aslınıda öğrendim. Bu arada bizim yeni poşetler olduğumuzu duyan eski poşetler ki onlarn yaklaşık bir ayları var askerliklerinin bitmesine bizi sevgiyle bağırlarına bastılar. Hepsi anlatıyor gülüyor karşılıyor iyi davranıyor başlarından geçenler tecrübe olmuş bizmle paylaşıyorlar. Sevgiyle ve heyecanla dinledik. Sonradan bu sevincin sebebini anladık bizim gelişimiz onların gidişlerinin habercisi ondan. İyi haber alınca sevinen kız gibi mutlular.
bizi kalacağımız koğuşa götürdüler ilk şoku orda aldık hava sıcaklığının genellikle 0 ın altında olduğu bu anadolunun en doğusundaki bu yerde bizim kalacağımız tankçı bölüğünün kalarüferleri bir aydan uzundur yanmıyormuş. Geceleri burda kalacaktık ve ısınmak için elimizden tek gelen 10 kat giyinmek. Çarşafların durumundan bahsetmiyorum bile siz tahalüll edin. ERtesi sabah ikinci şok aldık suda akmıyor. Akıyor ama günde aralıklarla 1 2 dakika ve oda kurşun kalemden ince. Traş meselesi ortada tabi. Akşam birde elektiriklerin düzenli kesilmesi ile karşılaştık. :) bu arada geldiğimiz gece kalabalık yüzünden yemek kalmaması öyle komik bir anı oldu. ertesi gün onun ertesi ve onun ertesi 1000 tane kısa dönem asker yani poşet bastırınca burda işler iyice karıştı
neyse internet sürem bitmek üzre kalanlarını bir daha girmeyi başarırsam yazacağım.
bugun yakın poşet arkadaşlarımla sohbet ettik aşşağıdakileri saydık ( bu arada bunları ailime söylemeyin sakın anneme süper rahat askerlik yapıyorum yazdım aman deyim kadın üzülür)
Elektiriksiz, susuz, telefonsuz, internetsiz, müziksiz, soğuk ve kalarufersiz( artık nasıl yazılıyorsa) ,tuvaletin durumundan bahsetmek bile istemiyorum, kadınsız bu yerde aranızda haa öyleyse eğitimler hafiftir diye düşünen olmasın bizim manga komutanı bugun bizi sanırım 30 kere falan yat eğitimine aldı ayrıca esas duruş bir askerin ruhen ve bedenen olgunluk seviyesinin ifadesidiri ezberletti ve yat kalk eğitiminde üstümüzü başımızı batırdı :)
burdan ilk kez söylüyorum döndüğüm zaman bana kimse askerlik anısını falan anlatmaya kalkmasın askerliğin kralını yapıp gelicem sanırım burdan sonra hiçbişey eskisi gibi olmayacak ...
ama gariptir günler geçiyor mutluyum acayip dostlarımız olmaya başladı güzel komutanlarımız var bir sonraki notumda kısa film çekiyorum ekip kurdum falan dersem şaşırmayın.
geri geldikten sonra musluğu açıp akan musluğa saatlerce bakacağım sanırım ulan su ne güze akıyormuş diye burası garip burdan çıkmayı başarırsam süper güçlü bir adam olurum her durumda yaşar ve mutlu olurum sırtım taşa değmez ...
Dostlarım her insanın hayatta hayatın tadına varması için ikinci bir şansı olmaz bu benim için ölmek ve tekrar dönmek gibi olacak. Yaşadığım her anın değerini anlama fırsatı olacak inanın her dakikamı daha güzel yaşayacağım ve daha birinci haftada bunların farkına vardım sanırım 3 4 ay sonra nirvanaya ulaşırım.
Bu uzun notun altına yazacağınız yorumlar acıma ile karışık olmasın taşşak barındırsın çünkü ben bunları yazarken bu garip yerde garip bi şekilde yüksek sesle arkadaşlarla gülüyorum ve burda bu garipliğin içinde bir üzgün gün geçirmedim daha bütün günümüz bişeyleri beklemek ve yüksek sesle gülüp olum komutan geliyo lan diye geçiyor.
ohh amma uzun yazdım bide selçuk çavuş var onu sonra anlatıcam poşet çavuştur kendisi:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)