18 Aralık 2009 Cuma

ASkerden ilk izlenimler

askerliğimin belli olmasından başlamayacağım askerliği beklemediği yere çıkan her türk erkeği ne hissederse bu duygunun kıralını yaşadım. bilet milet önce erzurum sonra ağrı üzerinden ayın 11 inde cuma akşamı saat 4 30 sularında doğu bayazıta indim. Bu memleketimin en doğu yerinde önce berbere gidip esnafla tanıştım (meslek icabı) akabinde bu esnafla tanışmanın benim hiçbir işime yaramayacağını öğrendim. burda çarşılar bir aydır kilitliymiş içerde öğrendim. Çarşıların kilitli olması askeri bir terim ilçede olaylar olduğu için askerin hafta sonu askeriyenin dışına çıkmasına izin vermiyolarlar. Yaklaşık bir aydır. Ne zaman açılacağını kimse tahmin edemiyor ancak herkezin umudu yemin töreninde açılmış olması.


Nizamiye de ( askeriyenin girişi) bir er cehenleme hoşgeldiniz diye karşıladı. Tam filmlerde olduğu gibi bende çok şaşıdım güldüm tabi bu ipne biz kısayız diye kıskanıyo dedim. Oralı olmadım, nereli olduğumu günde 30 defa tekrarlasamda( tekmil) unutacağımı o an bilmiyodum. İçeri girer girmez kalabalık bir grup askerin didik didik arandığını gördüm.Bu arada istanbulda havalanında tanıştığım 3 arkadaş beraber tamamladık bu yolculuğu. Bizide sıraya aldılar diğerlerinden ayrı onlar uzun dönem izinden gelmiş askerlermiş.Neyse bir askerin aramıza gelip la bu kısa dönemleri aramıyoruz demesiyle benim içimde ohh burda bize özel muamele var duygusu belirdi. Bi yandanda uzunların bu poşetleri niye aramıyolar la fokurdamalarından çekinmedim desem yalan. Poşet burdaki 15 ay askerlerin kısa dönemlere taktıkları isim garip bi hikayesi var sonra anlatırım aslınıda öğrendim. Bu arada bizim yeni poşetler olduğumuzu duyan eski poşetler ki onlarn yaklaşık bir ayları var askerliklerinin bitmesine bizi sevgiyle bağırlarına bastılar. Hepsi anlatıyor gülüyor karşılıyor iyi davranıyor başlarından geçenler tecrübe olmuş bizmle paylaşıyorlar. Sevgiyle ve heyecanla dinledik. Sonradan bu sevincin sebebini anladık bizim gelişimiz onların gidişlerinin habercisi ondan. İyi haber alınca sevinen kız gibi mutlular.
bizi kalacağımız koğuşa götürdüler ilk şoku orda aldık hava sıcaklığının genellikle 0 ın altında olduğu bu anadolunun en doğusundaki bu yerde bizim kalacağımız tankçı bölüğünün kalarüferleri bir aydan uzundur yanmıyormuş. Geceleri burda kalacaktık ve ısınmak için elimizden tek gelen 10 kat giyinmek. Çarşafların durumundan bahsetmiyorum bile siz tahalüll edin. ERtesi sabah ikinci şok aldık suda akmıyor. Akıyor ama günde aralıklarla 1 2 dakika ve oda kurşun kalemden ince. Traş meselesi ortada tabi. Akşam birde elektiriklerin düzenli kesilmesi ile karşılaştık. :) bu arada geldiğimiz gece kalabalık yüzünden yemek kalmaması öyle komik bir anı oldu. ertesi gün onun ertesi ve onun ertesi 1000 tane kısa dönem asker yani poşet bastırınca burda işler iyice karıştı
neyse internet sürem bitmek üzre kalanlarını bir daha girmeyi başarırsam yazacağım.
bugun yakın poşet arkadaşlarımla sohbet ettik aşşağıdakileri saydık ( bu arada bunları ailime söylemeyin sakın anneme süper rahat askerlik yapıyorum yazdım aman deyim kadın üzülür)
Elektiriksiz, susuz, telefonsuz, internetsiz, müziksiz, soğuk ve kalarufersiz( artık nasıl yazılıyorsa) ,tuvaletin durumundan bahsetmek bile istemiyorum, kadınsız bu yerde aranızda haa öyleyse eğitimler hafiftir diye düşünen olmasın bizim manga komutanı bugun bizi sanırım 30 kere falan yat eğitimine aldı ayrıca esas duruş bir askerin ruhen ve bedenen olgunluk seviyesinin ifadesidiri ezberletti ve yat kalk eğitiminde üstümüzü başımızı batırdı :)


burdan ilk kez söylüyorum döndüğüm zaman bana kimse askerlik anısını falan anlatmaya kalkmasın askerliğin kralını yapıp gelicem sanırım burdan sonra hiçbişey eskisi gibi olmayacak ...
ama gariptir günler geçiyor mutluyum acayip dostlarımız olmaya başladı güzel komutanlarımız var bir sonraki notumda kısa film çekiyorum ekip kurdum falan dersem şaşırmayın.
geri geldikten sonra musluğu açıp akan musluğa saatlerce bakacağım sanırım ulan su ne güze akıyormuş diye burası garip burdan çıkmayı başarırsam süper güçlü bir adam olurum her durumda yaşar ve mutlu olurum sırtım taşa değmez ...


Dostlarım her insanın hayatta hayatın tadına varması için ikinci bir şansı olmaz bu benim için ölmek ve tekrar dönmek gibi olacak. Yaşadığım her anın değerini anlama fırsatı olacak inanın her dakikamı daha güzel yaşayacağım ve daha birinci haftada bunların farkına vardım sanırım 3 4 ay sonra nirvanaya ulaşırım.


Bu uzun notun altına yazacağınız yorumlar acıma ile karışık olmasın taşşak barındırsın çünkü ben bunları yazarken bu garip yerde garip bi şekilde yüksek sesle arkadaşlarla gülüyorum ve burda bu garipliğin içinde bir üzgün gün geçirmedim daha bütün günümüz bişeyleri beklemek ve yüksek sesle gülüp olum komutan geliyo lan diye geçiyor.


ohh amma uzun yazdım bide selçuk çavuş var onu sonra anlatıcam poşet çavuştur kendisi:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder